doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2008 Cuma

DOĞUM

09.04.2008 ; sancılar 04:00 civarında başladı. Hep derler ya ilk doğumda sancılar uzun sürer, o yüzden annemle eşime haber vermedim, saat 07:00 de yataktan kalktım ve yavaş yavaş doğum için gerekli evrakları toparlamaya başladım, 08:00 de çalar saat çaldı. Annemle eşime sancılar başladı dedim, ama eşim bir türlü inanmak istemedi. Sürekli sen çok sakinsin sancı çeken insan böyle mi olur diyordu. Saat 10 gibi doktorumu aradım , bir saat kadar sonra gel dedi. Saat 11 de doktordaydık, NST'ye bağlandım ve sonunda eşimin yavaş yavaş inanmaya başladığını görüyordum. Kasılmalar sık sık geliyordu fakat açılma henüz 1 cm'di. Doktorum Lalehan Hanım istersen evine git , istersen de hastaneye yatıralım, bugün doğum olur fakat saati belli olmaz dedi. Yanıma asistanını da vererek Kadıköy Şifa Hastanesine gittik.

Hastaneye vardığımızda saat bir civarıydı, odamıza yerleştik ve benim sancılarımın derecesi artmaya başladığında epudural katater takılması için ameliyathaneye indirildim. İşlem yapıldı ve odama tekrar çıktım. Bu arada arkadaşlarımızın da haberi olmuştu yavaş yavaş aramaya başlamışlardı. Bir müddet sonra sağ tarafımda sancı hissetmezken, sol tarafımda hissetmeye başladım. Meğer epudural bazen bir tarafta tutmazmış, o yüzden özellikle sonlara doğru sol tarafımda bütün sancıyı hissediyordum. Ama açılma yavaş yavaş oluyordu. Bu da çok uzun süre sancı çekeceğim anlamına geliyordu, sonunda halime acıyan doktorumuzun asistanı ağrıyı azaltan ve açılmayı çabuklaştıran bir iğne yaptı. Bir müddet sonra da su kesesini patlattılar. Böylece açılma hızlanmış yarım saat içinde 10 cm 'e ulaşmıştı. Artık doğum başlıyordu. Doktorumla odada bir kaç ıkınma alıştırmasından sonra doğumhaneye indik. Bir de ne göreyim eşimde bizimle birlikte doğumhanede... Tabii ben şok... Çünkü kana bakmaya dayanamayan suratı anında bembeyaz olan bir insan çocuğunun doğumuna girdi. Bana çok destek oldu tabiki. Bebeğim de ikinci ıkınmadan sonra başı çıkmıştı ve doktorum artık ıkınmayıp derin nefesler almamı salık vermişti.

Veeee saat 18:17'de Bebeğimiz PAT diye karnımın üzerindeydi. Ufacık, kırmızı, kıpır kıpır, muhteşem. İlk dokunuş... Benim miniğim. Eşim fotoğaf çekmeye çalışmış fakat heyecandan makineyi cebinden çıkarmakta oldukça gecikmiş. Bir baktım ağlıyor, mutluluktan... Heyecandan... HOŞGELDİN MİNİĞİMİZ!!!




4 Eylül 2008 Perşembe

ACELECİ KIZIM

Hamilelikte günler kısalırken, artık miniğim de rahat durmuyordu, henüz 32. haftadayken başı çoktan ''ben geliyorum'' diyerek aşağı inmişti. EE tabiki doktorum da acil istirahat vermişti. Kızım bütün istirahatlare rağmen 2-3 günde bir yeter artık burda sıkıldım diyordu. 37. haftamızda nişan denen kanlı ve mukusumsu sıvı teşrif ettiler, ben de ise moraller sıfırın altında seyrediyor bu arada... Çünkü miniğim yaklaşık 34. haftadan beri hiç büyümüyordu. Bu durumda erken doğması mı iyiydi yoksa içerde tutmaya çalışmak mı bilemiyordum. İçerde olmanın tek iyi yönü vardı; ciğerlerin gelişimi.

Bu arada kızımın eşyalarını da henüz tamamlamamıştık. Arabası, küveti, banyo aksesuarları, derecesi vs... Bir akşam hadi kalkın gidip de ufaklığın eşyalarını alalım dediğimizde takvimler 08.04.2008'i gösteriyordu. Joker Maxitoys'tan o gece kızımın eşyalarını aldık ve eve geldik. Annem ve eşim miniğime hadi artık eşyaların tamamlandı, gelebilirsin dediler. Zaten babamız kızımızın koç burcu'nda doğması için sürekli kızım 23'ünden önce gel diyordu. Annem de garip bir şekilde çok fazla oturma gidip yat dinlen belki yarın ihtiyacın olur demişti..

Ve 09.04.2008 saat 04:00 civarı 38. Haftanın ilk günü karnımda ve belimde kasılmalar başladı. Artık bebeğim geliyordu...