HOŞGELDİN TATLI MELEĞİM, SEN GELDİKTEN SONRA ANLADIM, ÖMRÜMCE SENİ BEKLEMİŞİM... BU SAYFA SANA İTHAF EDİLDİ, GETİRDİĞİN GÜZELLİKLERE...
montessori etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
montessori etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Nisan 2009 Pazartesi
23 NİSAN LAPBOOK'U
26 Nisan 2009 Pazar
23 NİSAN OYUNCAK ARKADAŞIM
Üyesi olduğum montessori grubuyla çok güzel bir aktivite gerçekleştirdik. 23 Nisanda çekiliş yaparak her çocuk bir diğerine hediye gönderdi. Beren Duru'ya Rüzgar çıktı, Beren Duru'da Tuana'ya çıktı. Biz Adana'ya Rüzgar'a ahşap bir ilk puzzle gönderdik. Beren Duru'ya gelen paketse bir hayli kalabalıktı. Tuana'ya ve Özge'ye çok teşekkürler.İlk hediyemiz çanta şeklinde bir aktivite oyuncağı, müzik çalıyor, sayı sayma bölümü var, vs..

İkinci olarak bir cee kitabı, daha önceden başka cee kitaplarımız olduğu için hiç yabancık çekmeden okuduk kitabımızı.
Son olarak beni en mutlu eden hediyemiz;
23 Nisan Lapbook'u. Beren Duru için Lapbook fikrinin henüz erken olduğunu düşünüyordum fakat birlikte okuduğumuz zaman hiç de öyle olmadığını gördüm. Büyük bir ilgiyle takip etti, ve sayesinde kızım artık ATATÜRK'ü tanıyor. Çok mutluluk verici. Sevgili Özge'ye tekrar teşekkürler.
21 Mart 2009 Cumartesi
BEÖ-VÜCUDUMUZ
Büyüyorum eğleniyorum öğreniyorum aktivitelerimizden bu haftanın konusu vücudumuz... Öncelikle banyomuzu yaparken sabunladığımız her yerin adını söyleyerek yıkandık. Banyo bizim için süper bişi. Beren Duru çok zevk alarak banyo yapıyor, gülücükler saçıyor. Ayakta durmaya başladığından beri de aktif olarak katılıyor. süngerini eline alıyor, oyuncak ördekleriyle oynuyor, hatta bir keresinde oyuncak bebeğiyle birlikte banyoya girmişti. Biz Beren'i yıkarken Beren de bebeğini yıkamıştı.
Banyodan sonra oyuncak bebeğimizi elimize aldık ve uzuvların isimlerini söyledik, sonra da Beren'in benim söylediklerimi göstermesini istedim. İşte bir kaç örnek;
- Berocum, bebeğimizin göbeği nerde?...
- ıhh , ıhh!

Banyodan sonra oyuncak bebeğimizi elimize aldık ve uzuvların isimlerini söyledik, sonra da Beren'in benim söylediklerimi göstermesini istedim. İşte bir kaç örnek;
- Berocum, bebeğimizin göbeği nerde?...
- ıhh , ıhh!
- Berocum, bebeğimizin gözü nerde?...
- ıhh , ıhh!
- Berocum, bebeğimizin ayağı nerde?...
- (daha fazla dayanamayacağım) HAMMMM!
4 Mart 2009 Çarşamba
BÜYÜYORUM EĞLENİYORUM ÖĞRENİYORUM-1
Büyüyorum eğleniyorum öğreniyorum aktivitelerinden şekillerle ilgili özel bir şey yapmadık ama her zamanki aktivitelerimizden uyguladık.
Beren Duru kitap okumayı çok seven bir bebek, en sevdiği kitaplarından biri de ''Pıtırcık - Şekilleri öğreniyor''. Bu kitap daire, dikdörtgen, üçgen ve oval şekillerini günlük hayattan benzetmelerle öğretiyor. Daire-yeşil bir ceviz , dikdörtgen - pembe bir pencere, üçgen - siyah çatı, oval - turuncu bir kutu. Yandaki şekillere basıldığında ise şekillerle alakalı şarkılar çalıyor. Kitabımızı yine büyük bir dikkatle okuduk, pıtırcığın pembe yanaklarını eğilip öptük, öğretmenin kolyesini bulduk(beyaz bir daire).

Sonrasında hacimli şekillerimizi ilgili yerlerden kutunun içerisine attık. Henüz tek başına yapamasa da biraz yönlendirmeyle şekiller içeri düştükçe çok mutlu oluyor. Hepsi bitince kapağını açıp kutuyu ters olarak sallayıp şekilleri aşağı döküyor. Sonra da arkasına bakmadan başka bir şeye yöneliyor. Tek başına yapamadığı için şu anda bu oyuncaktan çok zevk almıyor.

Son olarak da İlk sözcüklerim kitabımızdan şekilleri inceledik, şekillerin isimlerini söylerken pür dikkat dinliyor. Herhalde kayıtta...
Beren Duru kitap okumayı çok seven bir bebek, en sevdiği kitaplarından biri de ''Pıtırcık - Şekilleri öğreniyor''. Bu kitap daire, dikdörtgen, üçgen ve oval şekillerini günlük hayattan benzetmelerle öğretiyor. Daire-yeşil bir ceviz , dikdörtgen - pembe bir pencere, üçgen - siyah çatı, oval - turuncu bir kutu. Yandaki şekillere basıldığında ise şekillerle alakalı şarkılar çalıyor. Kitabımızı yine büyük bir dikkatle okuduk, pıtırcığın pembe yanaklarını eğilip öptük, öğretmenin kolyesini bulduk(beyaz bir daire).
Sonrasında hacimli şekillerimizi ilgili yerlerden kutunun içerisine attık. Henüz tek başına yapamasa da biraz yönlendirmeyle şekiller içeri düştükçe çok mutlu oluyor. Hepsi bitince kapağını açıp kutuyu ters olarak sallayıp şekilleri aşağı döküyor. Sonra da arkasına bakmadan başka bir şeye yöneliyor. Tek başına yapamadığı için şu anda bu oyuncaktan çok zevk almıyor.
Son olarak da İlk sözcüklerim kitabımızdan şekilleri inceledik, şekillerin isimlerini söylerken pür dikkat dinliyor. Herhalde kayıtta...
Biraz daha büyüyünce şekilleri kendimiz söyleyebileceğiz ve dikkat süremiz uzayacak o zaman daha zevkli olacak. Çünkü; Beren Duru kendi başına yapabildiği aktivitelerde çok zevk alıp mutlu oluyor.
SÜREKLİLİK KUTUSU
Montessori eğitimi sistemini öğrendikten sonra kızıma herhangi bir şekilde kullanılan metaryellerden yapabilirmiyim diye düşünmüştüm. Üye olduğum gruptan Özgür'ün bloğunda kızına yapmış olduğu süreklilik kutusunu gördüm ve ben de yapabilirim dedim. Yapım aşamalarını görüntülemedim çünkü kızım bana evde pek rahat vermediği için metaryelin yapımını dedemiz üstlendi. Sonuç ;

Mükemmel... Beren Duru nasıl kullanılacağını bir kez gösterdikten sonra hemen kavradı ve ilk günlerde çok zevkli vakit geçirdi.
Topu eline alıp son hızla deliğe yöneliyor ve top içeri düşüyor, henüz tutacak kısmını kullanamıyor o yüzden üstten elini sokarak kapağı açıyor. Topu eline alıyor, yine son hızla deliğe yöneliyor ve top içeri düşüyor. Kapağı aç ? Uppss... O da ne kapak zaten açık , top içeride değil , nereye gitti şimdi bu? Salla salla salla, bir yerden ses geliyor. Delikten elimiz girer mi acaba, yoksa kapağı tamamen çıkarmalı mı?


İlk zamanlarda biz kapağını hızla kapatamazsak, top direk arada kalıyordu. Ama sonra materyali tamamen Beren Duru'nun kullanımına bırakınca kendi kendine topa ulaşma yöntemleri geliştirdi.
Süreklilik kutusunu yapalı iki aya yakın bir zaman oldu , artık eskisi kadar ilgi göstermese de dönem dönem çıkarıp kullanıyoruz.
Mükemmel... Beren Duru nasıl kullanılacağını bir kez gösterdikten sonra hemen kavradı ve ilk günlerde çok zevkli vakit geçirdi.
Topu eline alıp son hızla deliğe yöneliyor ve top içeri düşüyor, henüz tutacak kısmını kullanamıyor o yüzden üstten elini sokarak kapağı açıyor. Topu eline alıyor, yine son hızla deliğe yöneliyor ve top içeri düşüyor. Kapağı aç ? Uppss... O da ne kapak zaten açık , top içeride değil , nereye gitti şimdi bu? Salla salla salla, bir yerden ses geliyor. Delikten elimiz girer mi acaba, yoksa kapağı tamamen çıkarmalı mı?
İlk zamanlarda biz kapağını hızla kapatamazsak, top direk arada kalıyordu. Ama sonra materyali tamamen Beren Duru'nun kullanımına bırakınca kendi kendine topa ulaşma yöntemleri geliştirdi.
Süreklilik kutusunu yapalı iki aya yakın bir zaman oldu , artık eskisi kadar ilgi göstermese de dönem dönem çıkarıp kullanıyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)